Üç yıl önce bugündü. Karşımıza bir kitap çıktı, ertesi gün başka bir kitap, sonraki gün bir başkası derken tesadüfen bir hafta içinde “Bunun çevrilmesi lazım, birileri bunu bassa keşke,” dediğimiz birkaç kitap gördük. Hepsi de müzikle ilgiliydi. Biz de yayıncıydık, bazen editördük bazen çevirmen, yeri geliyordu düzelti yapıyorduk yeri geliyordu yazarlığa soyunuyorduk. Sonunda bir akşam şöyle dedik: Her şeyi de başkalarından beklemeyelim, mademki yapabiliriz, hadi yapalım, bu kitapları da biz basalım!

Birkaç gün sonra, elimizde belgelerimizle bir muhasebecinin kapısındaydık – git-gelli, dertli, sorunlu, heyecanlı, oldulu, olmadılı, coşkulu günlerin sonunda Kara Plak Yayınları “kuruluverdi”!

Kararımızı verdik, sadece müzik kitapları basacağız. Ama müziğe öyle ya da böyle dokunan her şey olacak içinde. Biyografiler, otobiyografiler, anılar, müzik tarihi, ses ve müzik kuramları, romanlar, öyküler… daha neler neler!

Mart 2016